Amon Kimya Genç ve Yenilikçi Yapısı ile Sektör Yerini Sağlamlaştırıyor

  • Anasayfa
  • Amon Kimya Genç ve Yenilikçi Yapısı ile Sektör Yerini Sağlamlaştırıyor
Amon Kimya Genç ve Yenilikçi Yapısı ile Sektör Yerini Sağlamlaştırıyor

PROJE BAZINDA  ÜRETİM YAPIYOR VE MÜŞTERİ ODAKLI ÇÖZÜMLER SUNUYORUZ

AMON KiMYA GENÇ VE YENİLİKÇİ YAPISI İLE SEKTÖRDE YERİNİ SAĞLAMLAŞTIRIYOR

Artan rekabetin yanında siyasi ve ekonomik gelişmelerin de olumsuz etkilediği, başarının her geçen gün daha zor hale geldiği iş dünyasında yatırımlarını idealist amaçlarla istikrarlı bir şekilde sürdürerek ortaya çıkarttıkları başarı serüvenine hayat veren Mehmet Özsüren ve oğlu Necmettin Özsüren herkese ilham kaynağı olan bir kariyer öyküsüne sahipler.

Şirketlerinin üretimdeki gücünün yanında Ar-Ge ve İnovasyon çalışmaları sayesinde geliştirdikleri yeni ürünlerle sektörlerinde ilklere imza atmayı başaran Özsüren Ailesi; sıfırdan atıldıkları iş hayatında tutkulu ve vizyoner anlayışlarıyla gece gündüz çalışarak hayallerini gerçeğe dö-nüştürmekten büyük keyif alıyorlar. Türk iş dünyasında yakaladıkları başarıları uluslararası alana taşıyarak global ölçekte yatırımlara da imza atmaya hazırlanan Mehmet Özsüren ve oğlu   Necmettin Özsüren ile başarılarının ardındakileri öğrenmek için bir araya geldik. Karşınızdakiler tüm hayatlarını sadece öğrenmeye ve üretmeye adamış birileri olunca önceden hazırlamış olduğumuz soruların pek bir kifayeti de kalmıyor.

“Faaliyet gösterdiğimiz alanlardan kazandıklarımızı yine yatırıma dönüştürmeyi ana ilkemiz haline getirdik. Şu anda üretim gerçekleştirdiğimiz Hatay’ın Erzin İlçesi’nde bulunan tesisimiz, sürekli yatırım anlayışımızın bir sonucu olarak gelişmiş son teknolojilere sahipler. Tesisimizde de uluslararası kalite standartlarına göre üretim gerçekleştirip yurt içi ve yurt dışı pazarlara sunmaktayız. Grubumuz geleceğe yönelik hedefleri doğrultusunda, ülkemize, milletimize katma değer oluşturacak yatırımları hayata geçirmek için araştırmalarını sürdürmektedir” diyen Mehmet Özsüren ve Necmettin Özsüren ile çok uzun süren sohbetimizin tümü sayfalarımıza sığmadı, özellikle global bir firma olmakla ilgili düşüncelerinin yer aldığı bölümleri okuyan herkesin başarının sırları hakkında tüyolar yakalayacaklarını düşünüyoruz.  Siz bu röportajı okurken onlar kendilerini yine yeni yatırımlara ışınlamış olacaklar! İşte birçok benzersiz anının da yer aldığı bir başarı hikâyesiyle daha sizleri baş başa bırakıyoruz. İlgiyle okuyacaksınız...

Sohbet havasında geçen röportajımıza önce Mehmet Özsüren ile başladık. ‘SİZİ TANIYABİLİR MİYİZ?’ sorumuza heyecanlı ses tonu, hatıra yüklü belleğiyle şu kısa bilgiyi verdi:

1960 yılında İskenderun’da doğdum. Lise mezunuyum. Açık Öğretim Fakültesi İktisat Bölümü’nde okuyorum. Bu yaşam mücadelesine kardeşlerim 1962 doğumlu Mustafa Özsüren ve1964 doğumlu Bekir Özsüren ile birlikte yola çıktık.

YAŞAM MÜCADELENİZİN BAŞLANGICINDAN BU GÜNLERE GELİŞ ÖYKÜNÜZÜ ANLATIR MISINIZ?

Kilis’te bazı ticari faaliyetlerde bulunan babam Necmettin Özsüren sık sık İskenderun’a gelirmiş ve akrabaları da olduğu için birkaç gün kalır sonrasında dönermiş. Gidiş gelişler sırasında burayı çok beğendiği için yerleşmeye karar vermiş. Ticaret yapmaya başlamış. İstanbul’dan getirdiği konfeksiyon ürünlerinin satışını sadece İskenderun’da değil farklı kentlere de gerçekleştirirmiş. Hatta tüccar terziler tarafından yapılan ve ellerinde kalan ürünlerin de satışını yaparmış. Bu şekilde kazandığı paraları farklı sektörlere girerek değerlendirmeye başlamış. Ticaretin en yoğun olduğu ve ‘bitpazarı’ diye tabir edilen yerde beyaz eşya satışı yapan işyerini açmış. Bu arada kardeşler olarak bizler de büyüdük ve babamıza yardıma gitmeye başladık. Hem tekstil hem de beyaz eşya sektörlerinde kapasitesi artınca işi mağazacılığa dönüştürdük. Şehit Pamir Caddesi’nde kot satış mağazası açtık. Burada halkımıza kuyumculuk hizmeti de verdik. Ardından Türkiye’nin önemli markalarının ürünlerinin satışını yaptığımız ikinci şubemizi açtık. Bu arada beyaz eşya satışı yaptığımız yeri kapattık ancak 1995 yılında döviz alım, satım, kambiyo işlemlerine yetkili müessese olarak Özsüren Döviz A.Ş firmamızı kurduk.

FARKLI SEKTÖRLERE NEDEN YÖNELDİNİZ?

Bizler büyüdükçe, işlere hakim olmaya başladıkça ‘günü kurtarma’ alışkanlığından sıyrılarak uzun vadeli sürdürülebilirliği işimizin entegre bir bileşeni olarak görmeye başladık. Geleceği doğru okuyarak bir yol haritası çıkarttık. Bu konuda Özsüren Ailesi olarak ortak bir vizyon oluşturduk. Özellikle daha iyi bir gelecek için iş stratejilerimizde rotamızı farklı sektörlere ve üretime yöneltmemizin bir zorunluluk olduğunun bilincindeydik.

SONRA NELER YAPTINIZ?

İnşaat sektörü hareketli olduğu için Özsüren Yapı Müteahhitliği A.Ş firmamızı kurarak yap sat işine girdik. Tabi tekstil sektöründeki kolumuz da devam ediyor. Gelişen trendleri yakından izliyoruz. Aklımızda hep üretim olduğu için Bluejean de İstanbul da fason üretim yaptırarak yurtdışına satışlar da gerçekleştirdik. Avrupa ve Ortadoğu ülkelerine farklı markalarla ürünler de gönderdik.  Bu arada çocuklarımız da büyüyor, üniversitelerini bitiriyorlardı. Günümüzün global bilgi dünyasında şirketlerin, içinde bulundukları değişim ve gelişmelerden ayrı durulamayacağı gerçeğinden hareketle artık radikal dönüşümler yaratmalıydık. Biz de bunu yaptık ve 2011 yılında yıllardır hayalini kurduğumuz üretim amaçlı Amon Kimya firmamızı kurduk.

BU SEKTÖRE GİRMEK NEREDEN AKLINIZA GELDİ?

Zihnimizde sürekli üretim olduğu için yurtiçi ve yurtdışı araştırmalarımızı bu yönde yapıyorduk. Özellikle hedeflerimizi elektronik, lastik, çelik, akü, kurşun gibi ürünlerin geri dönüşümleri üzerine yoğunlaştırdık. Gerçekleştirdiğim yurtdışı gezim sırasında bir arkadaşımın önerisi üzerine kimya sektörüne yönelerek Pazar araştırmasına başladım. İthalat yoluyla ülkemize getirilen ürünlerin birçoğunu yerli sanayinin üretebileceği sonucuna ulaştık. Firma olarak bunu katma değere çevirebilmek için imalat sanayine odaklandık. Adana OSB’de tesisimizi kurduk. Oğlum Necmettin Özsüren’in de firmamıza katılımıyla yeni hedeflere doğru yelken açmaya başladık. Baba Mehmet Özsüren’ın yanı sıra genç olmasına rağmen bünyelerindeki şirketlerde ciddi oranda etkili bir isim haline gelen Necmettin Özsüren’de sohbetimize girerek düşünceleriyle, vizyonuyla ve geleceğe yönelik hedefleriyle renk kattı.

AMON KİMYA’NIN ÇALIŞMALARI HAKKINDA BİLGİ VERİR MİSİNİZ?

2011 yılında Adana OSB’de 2015 yılında da Hatay’ın Erzin İlçesi’nde kurduğumuz tesislerimiz toplam 30.000 ton dökme kimyasal depolama ka-pasitesine sahiptir. Temizlik, tekstil, gıda, demir-çelik, tutkal, boya, cam, ambalaj, kâğıt ve kozmetik sanayinin ana girdileri olan kimyevi maddeler ve sınai-tıbbi gazların üretimini ve ithalatını gerçekleştiren firmamız, ADR’li kara tankerleri, denizyolu taşımacılığında kullanılan İSO tankları, konteyner taşıyıcı dorseleri, kamyon ve çekicileri ile tehlikeli madde taşımacılığı konusunda uzman ekibiyle birlikte Türkiye’de ve yurtdışında birçok firmaya hammadde tedarik etmektedir. Türkiye’nin birçok bölgesine ve özellikle de limanlara yakın olması nedeniyle 2015 yılında Hatay’ın Erzin İlçesi’ne 9000m2 alana makine atölyesi kurduk. Burada basınçlı kapların tasarımı ve imalatı, yarı römork LPG Treyler, yarı römork Amonyak Treyler,  LPG ve Amonyak Stoklama Tankları, LNG Tankları, Azot Tankları, Argon Tankları, Karbondioksit Tankları, Kriyojenik Evaparatörler ve Tanklar, Klor Tankları, Kimyevi Madde Taşıma Tankları ve Treylerleri, LPG Dolum Tesisleri, Kimya Tesislerinin İnşaatı ve Donanımı,  Çelik Konstrüksiyon Yapıların İmalatı ve Montajı, Hidroelektrik Santralleri Kapak ve Boru Hatları İmalat ve Montajı gibi konularda dünya standartlarına uygun kalitede üretim yapılmaktadır.  Özellikle firmamızda değişen, artan ve farklı üretim proseslerine uygulanmak üzere gelen taleplere cevap verebilmek ve öncü olabilmek için Ar-Ge departmanı çok büyük bir öneme sahiptir.

FİRMANIZIN KALİTE VE ARGE’DEKİ DURUMU NEDİR?

Amon Kimya ve Makine San. Tic. Ltd. Şti. uluslararası kaliteye verdiği önem çerçevesinde aldığı ISO9001 kalite belgeleri, uyguladığı standartlar, yaptığı müşteri odaklı çalışmaları ile sektörün öncü kuruluşu olmayı hedeflemektedir. Kurmayı planladığımız ARGE Merkezimiz ile tehlikeli madde taşımacılığında nitelikli araç ve tankerleri üretmek için daha güvenli, daha hafif ve daha uygun maliyetli yeni tip tasarımları yapma imkânı bulacağız. Endüstri 4.0’ın getirdiği avantajları yakalayacağız. Robotik kaynak teknolojilerini takip edeceğiz. Bu sistem ile üretimimizi de çeşitlendirebileceğiz.  İHRACATINIZ VAR MI? Suudi Arabistan, Ürdün, Lübnan, İsrail, Irak, Umman, Yemen, Nijerya, Gana, Kenya, Somali, Etopya, Tanzanya, Bangladeş, Vietnam, Kamboçya, Hindistan, Slovenya, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Bulgaristan, Romanya, Makedonya, Karadağ, Arnavutluk, Sırbistan gibi Ortadoğu, Afrika, Asya ve Avrupa kıtalarında toplam 25 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz.

GÖRDÜĞÜM KADARIYLA SINIRLARI, KLİŞELERİ YA DA KALIPLARI OLMAYAN YENİLİKÇİ BİR FİRMASINIZ. BU KONUDA NELER SÖYLEYEBİLİRSİNİZ?

Başarı faktörlerinin anahtar kelimeleri olan verimlilik, kalite ve maliyet kavramlarını da dikkate alarak planlamalarını yapmakta olan firmamız; ileri üretim teknik ve teknolojilerini kullanarak müşterilerine eşsiz ürün ve hizmetler sunmaktadır. Türkiye de ilk olarak ADR'li susuz amonyak tankerini üreten firmayız. 7/24 özverili çalışma anlayışımızla da tedarikçisi olduğumuz tüm firmaların ürün taleplerini kaliteli olarak, güvenilir bir şekilde en uygun ve rekabetçi maliyetler ile zamanında ulaştırabilmekteyiz.  Satış sonrası teknik servis hizmetimizle uzun dönemli işbirliği sağlamaktayız. Güçlü performans sergilediğimiz için birçok üründe pazarın lideri konumuna geldiğimizi rahatlıkla söyleyebiliriz. Taklitçilik yapmadık. Nitelikli işler, ürünler peşine düştük. Çünkü her zaman farklı olmak istiyoruz. Müşterilerine sürekli güvenilir çözümler sunan firmamızın hedef çıtasını daha yukarılara taşımak için tüm enerjimizle elimizden geleni yapacağız.

KISA, ORTA VE UZUN VADELİ PLAN VE PROJELERİNİZ HAKKINDA BİLGİ ALABİLİR MİYİZ?

Öncelikle şunu söylemek isteriz ki geleceğe yönelik ciddi projelerimiz ve hedeflerimiz olduğundan mevcut yerlerimiz bize yetersiz gelmektedir. Özellikle kimya sektöründe stratejik olarak konumlandırdığımız depolarımız ile müşterilerimize ihtiyaçları olan ürünlere daha hızlı ulaşmalarını sağlamak istiyoruz.  Mevcut kapasitelerimizi artırmak amacıyla da Marmara, Ege ve Karadeniz bölgelerinde kimyasal depolama ve dağıtım altyapısı oluşturmak hedefiyle yatırım planlamalarımızı oluşturduk. Yine ülkemizin savunma sanayinin ihtiyacı olan ürünleri, itfaiye, çöp temizleme, sulama, afet durumlarında ya da insanı yardım kuruluşlarının kullandığı araçların parçalarını üretmek istiyoruz. Yazılım, tasarım ve otomasyona dayalı makina tasarım ve dizaynı üzerinde çalışıyoruz.  Basınçlı Kap sektöründe Kriyojenik ekipmanları yapabilmek için tesisler kurma planlarımız bulunmaktadır. Bunlar nitelikli, daha teknolojik ürünler oldukları için büyük yatırımlardır. Bölgemizin stratejik konumu gereği de hem Avrupa’ya hem Ortadoğu’ya satışları söz konusu olacaktır. Ayrıca müşterilerimize kaliteli ve iyi lojistik hizmet verebilmek amacıyla yeni katacağımız tanker ve çekiciler ile de filomuzu genişleteceğiz.

GELECEK HEDEFLERİNİZ NELER?

Rekabeti bol olan bu sektörlerde hem Türkiye de hem de yurt dışı piyasalarında global bir oyuncu olmayı hedefliyoruz. Bu nedenle firmaların ihtiyaçları kesinlikle bizim çıkış noktamız. Bütün çalışmalarımızı müşterilerin, son kullanıcının ihtiyaçlarına yönelik çözüm odaklı yapıyoruz. Global trendlere göre stratejiler belirliyoruz. Şuan iç piyasada özellikle sınai gazları, kimyevi maddeler.  tehlikeli madde taşımacılığı ve lojistik faaliyetleri sektöründe ciddi bir oyuncuyuz. Denge unsuruyuz. Bilinirliliğimiz ve marka değerimizle önemli bir isim olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Güçlü ekibimiz var. Yabancı ortaklı olarak işleri büyütmek istiyoruz. Hammadde satışı yapan bazı yurtdışı firmalar bölgemizde yatırım yapmak için yer arıyorlar. Lojistik altyapımız kuvvetli olduğu için işbirliği teklifleri yapıyorlar. Kazan kazan anlayışıyla yurt dışı yatırımcıları buraya çekme gayreti içerisindeyiz.

HEDEFLERE ULAŞMAK İÇİN NE GİBİ ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLÜYORSUNUZ?

Hem dünyadaki hem ülkemizdeki değişen ve gelişen ihtiyaçları çok iyi analiz ediyoruz. Ülke ekonomisine katkıda bulunabilmek için öncelikli hedefimiz ithal ikame ürünlerin üretimi üzerinde çalışarak bu durumu ihracata çevirmeyi düşünüyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızda da ithal ürünlerin yerine geçecek yerli ve milli ürünler yaratmak için mücadele veriyoruz. Bir Türk üreticinin, bir Türk firmasından kimyasal tedarik etmesinin zaman ve kaynak açısından çok büyük avantajları olacaktır. Uluslararası düzeyde kaliteye verdiğimiz önem çerçevesinde uyguladığımız standartlar, müşteri odaklı çalışmalar ve Ar-Ge konusundaki yatırımlarımız ile sektörün öncü kuruluşu olmaya devam edeceğiz.

REKABET EDEBİLİR OLMAK VE UZUN VADEDE VARLIĞINIZI SÜRDÜREBİLMEK İÇİN NE GİBİ KONULARA ÖNEM VERİYORSUNUZ?

Öncelikle ürünün kalitesini ve beraberindeki hizmete önem veriyoruz. Bununla ilgili çalışanlarımıza da hep telkinlerde bulunuyoruz. Teknik ürünler, spesifik ürünler ve niş ürünlere yöneliyoruz. Rekabet nedeniyle Pazar daralıyor gibi gözükse de aslında yeni fırsatlarla beraber daha iyi bir yapılanma oluşacağını inanıyoruz. Doğru ekip, doğru insan, doğru ürünler ile sektörlerdeki pazarların her zaman ivme kazanacağını düşünüyoruz.

EN ÖNEMLİ SORUNLARINIZ NELERDİR?

İskenderun Körfezi’nde bulunan limanlarımızın kimyasal elleçlenme ve depolama terminallerine sahip olmaması bölgemiz için büyük bir kayıptır. Bölgemizde tehlikeli madde taşıyan gemilerin yanaşabileceği tek yer Toros Limanı. Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu, Orta Anadolu, Akdeniz Bölgeleri’ndeki sanayi işletmelerin yaklaşık 500 bin tonluk kimyevi madde ihtiyaçlarının büyük bölümünün buradan karşılandığını düşünecek olursak Körfezimizde kimyasal elleçleme ve depolama alanlarının yetersiz olması çok büyük eksikliktir. Bir de yatırım için arazi sıkıntısı yaşıyoruz. Örneğin yabancı yatırımcılarla ortaklı olarak yapmayı planladığımız tank terminali yatırımımız için en az 50 dönüm bir alana ihtiyacımız var. Liman avantajını kullanabilmek için de denize uzak olmaması gerekiyor. Çünkü lojistik maliyet yüksek çıkınca rekabet şansınız azalıyor ve global oyuncu olamıyorsun.  Bu sektörün en çok yaşadığı sıkıntılardan biri de teknik ekip ve elemanın olmaması. Profesyonel dediğimiz insanlar bile her gün iş değiştiriyor. İşini sahiplenen kendi şirketi gibi gören yok diyebiliriz. Bu işi seven ve gönül veren insanların sektörde olması en önemli isteğimiz.

AİLE ŞİRKETİ OLARAK KURUMSALLAŞMAYLA İLGİLİ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Şirketlerin şahıslar üzerinden götürülmeye çalışılması doğru bir strateji değildir. Aile şirketlerinde uzun ömürlü olmak en önemli hedeflerden biridir. Çünkü kurumsallaşma konusunda gerekli adımları zamanında atamayanların dağılma olasılığı yüksek oluyor. Biz bizden beklenen profesyonel duruşu göstermezsek köklü şirketlerden olamayız. Aile şirketleri kurumsallaşmayı başardıkları oranda ömürlerini uzatacaklardır. Kişilere bağlı değil, kurallar dâhilinde yönetimimizi ve sistemimizi oturtacağız. Kişiler değişse de yerinde olmasa da kurum kültürünü almış insanlarla çalışacağız. Gelecekte işi profesyonel yöneticilere bırakacağız. Ancak yaklaşık 60 yılını geride bırakan şirketlerimizin başarılarının altında yatan gerçek özünde yer alan bir aile geleneği olduğunu düşünürsek kurumsallaşarak yöneteceğimiz şirketlerimizde aile olmanın verdiği gücü, dinamizmi ve etrafında buluşulan geleneklerimizi de sürekli aktif kılacağız. Anayasamızı oluştururken gelecekte 100. yaşlar kutlama hedefimiz doğrultusunda şirketlerimizi sağlam temellere oturtacağız. SON OLARAK VERMEK İSTEDİĞİNİZ BİR MESAJ VAR MI? Özsüren Grubu olarak başarımızın temel yapıtaşlarından biri %100 müşteri memnuniyeti odaklı olarak büyük özveriyle çalışmamızdır. Bizim için yaptığımız hiçbir iş bir defalık veya geçici değildir. Hedefimiz, çalıştığımız her alanda kalıcı olmaktır. Bu amaçla teslimatını yaptığımız ürünleri izliyoruz, müşterilerimizden gelen geri bildirimlere göre gerekirse yeni uyarlamalar yapıyoruz. Her zaman müşterilerimizin yanındayız. Özsüren Grubu; kaliteli, saygın, kalifiye iş gücü ve başarma azmi olan, yerli ve milli üretim yapmanın hazzını yaşayan ve yaşatan insanların meydana getirdiği bir aile olmayı sürdürecektir.

Haber Galerisi